mansur's profileMANSPhotosBlogListsMore Tools Help

Windows Media Player

mansur topaloglu

Occupation
Interests
kelimelerim beni anlatamaz o kadar yetenekleri yoktur...
Lists
Photo 1 of 63

MANS

December 23

yazdığım şiirler

 

Su Damlasının Hikmeti

 

Islanan bir toprak değildi bugün

Geri dönüşümü başlamışken doğanın

Bizim yeni haberimiz oluyordu

Bizi takmayanan bir kader değildi ki

 

sonra astım tekrar güneşi gökyüzünün dalına

gülümseyen bir geceydi beni terk eden sen

yalnızlığa bırakılmış gözüm ağlamayı unutan ben

ne yapacağını bilmek yetmiyordu bu günlerde

 

uyumak güzeldi en yorgun hissettiğinde kendini

uyandırılmak ta eksik olmasa gecenin bir yarısında

üzülmekten vazgeçeceğim bu neşesiz halimle

gülmek bana yakışıyor dediklerine göre

 

ne zaman güldüğümü hatırlasam

öyle gülerken bir fotoğrafım olsa

bakacağım gerçekten nasıl güldüğüme

anlayacağım işte bu benim demek için

 

kendimi ne zaman kaybettim bilmiyorum

sen gittiğinde mi ?

yoksa sen mi ?

yada bir başka sen ...

hepiniz giderken yanınızda birer ben  götürdünüz

 

yolun sonuna gelmek yolu bitirmedi

yol, yol değildi ben uyudukça

zamanı hatırlamak ne ala

tükenmek, bir tek tükenmez kalemin kaderi değildi

 

hepimizin bilinmeyen meraklı bir kaderi vardır

her insanın ağladığı bilinmeyen bir zamanı olur

kimselerle paylaşmadığı gizli olmayan düşünceler

bulsa sanki birisini derdini anlatacak

 

yalnızlık herkesin başına gelmiştir

yaşayan yaşarken yalnız olduğunun farkında değildir

asıl yalnız olduğunu birisini bulduğunda anlamıştır

derdini anlatırken derman bulamadığında

 

sevgi dediğin kalaylı bir tencere bence

kalaylansa da o bir tenceredir

kalaylanmasa da o bir penceredir

kapağını henüz bulamamış

 

susuşum mümkün olacak son zamanlarda

bir susacağım bir daha konuşmamak üzere

gitmek belki bir çözüm olmayacak acılarıma

ama kanayan yaram başkalarına merhem de olmayacak

 

biliyorum ...

 

Adana

21.05.07


yine yalnızlık yazıtları

yalnız kalmıştım her zaman

şimdi benzer bir günü anımsatan bakışlar aynadaki

yansımamı kaybetmiş bir gölge

peşimde kimse belirmiyor bu düşte

haykırırcasına şarkı dinliyorum son günlerde

duyduğum her melodi sensizliği yağdırıyor

yalnızsın diyor aklıma gelen ıslak bir düşünce

kalbim sızlıyor gözlerim her ne kadar gülse de

hayat bir anlam ifade etmiyor

ifade eden sensizlik, bu kadar

sensizlikte ki sen her kimse !

yalnızım ya sensiz

aşkı öğrenmekte yetmedi

kuralına göre oynamak acı verdi

kural dışı olmak beni başka bir bene çevirdi

sızlayan şimdi ellerim kalbim kadar

ıslak gözlerim kuru

aslında onlar sende gitti

yalnızlığa alışkın kaldım

bir parçamdı o da beni terk etti

şimdi yalnızlığımın adını tarif edemem

bitmeyecek bir yolda

sınırsız bir mola verdim.

yalnız kalmıştım her zaman

şimdide yalnızım

 

Adana

18.05.07


Gidenlerden

gidenler gittiklerinde

alabildikleri her şeyi aldılar

götürdüler beni benden

o günden sonra,

yalnızlığın şimdi tanımladım

yazdığım öykü yalnızlık adına

şimdi son buldu

okuyan şimdi yalnız

okumayan benden mahrum

gidenler gelmeden öncede de

birileri gitmişti bensizliğe doğru

yalana bulanmış çamur bıraktılar ellerime gittiklerinde

bir avuç gözyaşı yağdı üstüne

sonra başka biri geldi gidecek

başka birisine bırakacak olan yerini

senin izlerini taşıyan

umutsuz bir aşk vakasının tam merkezinde

sana ve tüm beni terk eden sevdiklerime

elveda dilerim ..

 

adana

27.04.2007


Güven

 

noktayı koymadıktan sonra sonuna

cümleyi yazmanın bir anlamı olmaz

sade şeyler tüketmez insanı

katkısı olmamışsa insana bir şeylerin

bir benzetmedir lokumun sen olması

pudra şekerin, yumuşaklığın

üzerinde durması gerekmez bazı şeylerin

çıkarılması gereken ne varsa sende bana ait

bırakılsa ne güzel olur

sen yada bir başkası

bana istediğimi vermedikten sonra

ben senin olmuşsam

çok bir şey anlam ifade etmez

her şeyin sende olması, bana ait

sanılan şey aslında bir yansımadır

süzüldükten sonra her şey bende sana kalan

iki damla acıdır bana bırakılanlar

belki bu yüzdendir sana ve sana benzer olanlardaki

tüm güvensiz duruşlarım

noktayı koymadıktan sonra

hiçbir aşk bir anlam ifade etmez

olduğu gibi kalır

ne bir efsane olur duyulan

nede bir acı sonradan hatırlanan

her şey bir öncesi ile bağdaştırılır

yolu kısa olan yöntemler

nedense bir yerde tıkanır

bulmacadır okuduğun sevgi

çözmeye ne benim gücüm var

nede yetenek kapris denen illete

bir canavar bu çocukça bir hikayede

öylesine bir yerde bırakılan

beni siz bu hale getirdiniz

sevmeyi güzel sanan

saflığına inanan yabancı kalmış hayata ben

uykudan uyandığımda yine yalnız kalmış

ve kalbim yine bir hırsız tarafından çalınmış

bundan sonraki organlarım gitse umursamadığım

geçti artık her şey

geçecek olan bir şeyler de olacak bir takım

bir birini kovalayan

aldatmak nedir diye sorsalar bilmezdim

şimdi aldatılıyormuyum

yada aldatan benmiyim bilemiyorum

kovalarca sevgi biriktirseniz bana nafile

artık ben bıraktığınız yerde değilim

bekliyorum da demek yalanca olur

sizi bilmem ama

ben artık bu aşk oyunlarından sıkıldım

bana verebilecek ciddi bir şeyleriniz varsa

beni bulacağınız yer gözlerimde yazıyor

bekliyorum ..

 

adana

12.04.2007

 


 

Yalnızca Bir Şiir Severim

 

Kelimelerin arasındaki boş vakitlerimde

Öldürsem noktayı virgülü

Kim kızar !

 

Sıcak bir mürekkep dokunuşunda

Samimiyet ne kadar olabilir

Yazılan sözcükler okunaklı olmadan

 

İnsan el yazısından tanınır

Seven insan

S’lerin kıvrımlarında

Bir sevgili saklar

 

Kaç kilometre yazabilirsin

Kalbinden itirafname

Yada kaç kaleminden

 

Şaşırırlar mı acaba

Bir ünlem koysam dizemin sonuna

Otururken şiirim dizlerimin ucunda

 

Kim korkar soru işaretinden

Tırnak işaretleri ile kazıdım ben bu ömrü

Buralara geldiysem

Bir sebep sonuç ilişkisi vardır

Ki gelmişimdir ..

 

Katil şiirler arar cep telefonumu

Halbuki numaram saklıdır

Hiçbir kadının ,fahişenin rehberinde

Kayıtlı değildir sicil numaram

 

Akıyorsa kurduğum cümleler

Henüz kurumamıştır

Kara sayfamda

Geçiş yapılmamıştır henüz

Beyaz yaprağa

 

Yazdığım mevsimler

Hüviyetimi belirler

Kimsesizlerin bildiği

Bir şairimdir ben

 

Yüküm ağırdır

Yazdığım kadarını

Boşaltmışımdır 

Geriye kalanlar

Artıklar

 

Belli belirsiz bir şiir severimdir artık

Kurduğum kafiyeler

Yılın modası değildir belki

Ararsan bulamazsın

Şarkılarda sözlerimi

 

 

 

 

 

Yoluma çıkan her güzele

Her güzel şeye

Bir bukle şiir çiçeği

Esirgemeyeceğim belki

Yada boşver ..

 

Ben bu dünyaya şair olmaya gelmedim ki ....

 


yaza..

 

en güzel meltemler bile

uğramaz oldu

yaz akşamları 

özledim

sıcak bir teması

tişört muhabbetlerine

hasret kaldım

aslında hiç

yaşanmamış bir mevsimi

bulsam bir ömürden

yakamozu söndürmeye

kalksam

nefesim yetmez

anlaşılmayan bir göz yaşı tüter

sezgilerimde

ne zaman bir güneşe aldansam

güneş gözlüklerimin ardında saklanmış

sevda morcuklarını

açığa çıkartırım

dağılmış boncuk gözlerimden

bir damla boncuk düşer

yanılırım

aldanırım mutluluk deyince

suya ihtiyacım olur soğuk

kızarırım

yazın o uzun üç yılında   


Bilmekte Yetmiyor

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Hiç riske girmemiş demektir

 

Aşk engeller dolu bir maratondur

Birinci engelde takılmakla

Bitmez sevgi sözcükleri

Bitiyorsa yalandır yaşadıkların

Sevgi nedir anlamamışsındır

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Umut etmesini bilmiyor demektir

 

Kolay vazgeçilmez sevgiden

Acısı çıkar zamanla

Unutmak için sevilmez hiçbir zaman

Ve unutursun nedense sonradan

Aşk nedir anlatamamıştır kendisini

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Yaşamıyor demektir

 

Başı bellidir sevginin

Mutlusundur

Bittiği zaman

Senden zavallısı yoktur

Biteceği belliydi neden başladıysan

Şimdi o sensiz yaşlanmaktadır

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Doğmamış demektir

 

 


                                                              3 DAKİKA

 

        Hikayenin başı da bu yerde başladı, sonu da bu yerde bitmeli. Seni tanımam gündüze doğan bir güneşti sanki. Akşam olsa da etrafımda bir ışık vardı. Bu yerde sıkıştırılmış konsantre zamanlarla tanıdım seni. Acele ettiğim sözcükleri harcarken, dikkatsizce güzel di seninle geçen dakikalar ve çabuk bitiyordu.

 

       Kavgalar olmadı öyle aramızda uzun uzun. Birbirimizi yeni tanıyorduk ve ince düşünüyorduk her şeyi. Daha birbirimize tam anlamda ısınmamıştık. Isındığımızı sanıyorduk sadece. Sevgi insanın kontrolü dışında bir içgüdü idi. Sen sevdiğini haykırıyordun, haykırışın bende yankılanıyordu. Anlam veremediğim bir sebep vardı beni bırakmana. Birden soğudun, buz gibi oldun. Kaçtın benden, gelmedin geri. Bekledim geceleri. Bana sevmiyorum dedin, yalanmış dedin.Ağlayamadım. Çünkü gözyaşı kalmamıştı bir damla bile.

 

       Bir gün geleceğini biliyordum. Haber etmişsin gelsin demişsin. Seni ilk kez gördüğüm yerde yine hiçbir şey olmamış gibi buluşmak istemişsin. Yaptığımız bir takım hataları yapmamak için yaşadıklarımızı  tekrar baştan yaşamak istemişsin. Aynı yerde o seni ilk kez tanıdığım ablanın dükkanında, duyduğum en güzel haberdi hayatımda. Sevinmek kelimesi az kalırdı düşüncelerimi ifade etmeme. Evden nasıl çıktığımı anlamadım sana koşarken. Çünkü ben sensiz bir dakika yapamazken 3 hafta sensiz yaşamıştım. Merdivenleri inerken sana olan aşkıma çıkıyordum. Koşmak ne kelime uçuyordum. Apartman geride kalmış sokağa fırlamıştım. Aramızda artık saniyeler kalmıştı. Sana koşuyordum. Karşıdan karşıya geçerken birden hiç fark etmediğim hızla gelen bir araba altında kalmışım. Hatırlamıyor aklım. Oracıkta yığılmış bedenim, çok hızlıymış araba. Çocukmuş süren bir delikanlı. Oysa sana az kalmıştım. O gürültülü sokakta inleyen fren sesiyle çıktınız dışarı, baktınız ve gördünüz kanlar içinde yatan aşkını. Fren sesinden sonra ikinci duyulan senin çığlığın oldu sessiz sokakta. Benim sana aldığım sevinçli ve hızlı adımlarda sen yerde uzanan bana acılı ve hızlı geldin. Bitmiştim sana gelmeden son nefesimde. Seni son bir kez göremeden tükenmişti sevgi sözcüğünü zikredecek nefesim. Artık orada değildim, gitmiştim. Ama mutlu gitmiştim. Bana söylediğin seni sevmiyorum sözcüğünün yalan olduğunu, seninde beni benim seni sevdiğim kadar çok sevdiğini anlamıştım. Hayatta olmak istediğim gibi sevenim olarak bu dünyayı terk etmiştim. Bu dünyada seni bekliyordum, umutsuz ve mutsuzca. Şimdi diğer tarafta seni bekliyorum mutlu ve huzurlu.

 


 

                                RA’nın Gölgesi

 

     Yağmurun başka diyarlarda gezindiği, sevdaları kavuran, sıcak bir yaz mevsiminde ay geceye küstü. Gece yinede dost olmadı güneşle. Perde arkasında saklı bir yüz vardı zamanın birbirini kestiği karede. Karanlık gecenin içine çektiği bir çift göz, belki diye ümit peşinde koşarcasına , boşuna. Işığım yanmaz evimde. Karanlık olmak bana özgü değil diyen bakışlarda sustu. Karanlıksam evimin ışığı yanmıyor. Evimin ışığı yanmıyorsa iki nedeni olabilir. Birincisi; aşık olmuşumdur ama aşksız kalmışımdır. İkincisi; aşka ve sevgiye kapalıyımdır. Nedensiz terk edilmeler gördü ki şu yorgun yüreğim. Ağlamak artık yalan oldu. Sevmek çalınması zor bir şarkı şimdiden sonra.

 

     Kendime kızıyorum başka birisine değil. Neden bu kadar seviyorum diye. Sevilenler sevilmeyi hak ediliyorlar da mı  ben bu kadar çok seviyorum. Yoksa sevgim mi bu kadar çok geliyor damarlarıma sığmayıp taşıyor. Bundan sonra iyilik meleğim terk etti beni ve bu memleketi, bedenimi. Kim ki beni sevecek yazık olur. Kim ki beni sevecek, katlanacak. Sevgime layık olur. Bundan sonra peşin ödeme yapmayacak kalbimin kilitli köşesi. Sessiz bir köşede gözlemleme yapacak. İşte o zaman gerçekten sevgim aşk olacak. Sevgi kolay elde edildiği zaman bırakması da kolay oluyor insan sıfatlarda.

 

     Şairler sevmesini beceriyor da, sevilmesini öğrenemeyecek galiba. Bu da bizim kaderimiz aslında. Nedensiz bir şekilde yazmak, kefilsiz birilerine yanmak

 


       Değerin ne olduğu bilinmeyen bir kentte, değer olan her şeyimi serbest etmişim.Yalanın bol tüketildiği aldatıcı bir sıcak solukta, sevmenin kokusuna aldanmışım. Gururumun kırıldığının farkına varamayacak kadar göz yummuşum bir yudum sevginin aldatılmasına. Yalanların ekmek arası sürüldüğü bu kentte; aldatmak bir oyuncak kadar saflığını yitirmiş ve o kadar oynanmaya elverişli. Sevdanın ve sevdalı olmanın anlamı bu kadar çokken, ona anlam yüklemenin ne sebebi oldu bilemedim. Aldatılmış bir cesetken yüreğim, hangi yöne gideceğimi bilmeyen bir pusulayla geleceğime söz vermişim. Bozulmuş kalbimin mekanizması. Özür dilerim sizden. Karşımdaki yabancı kimlikten. Söylenen kelimelerin saflığına aldanma. Aslında onlar çürümüş kalbimin leş kuşlarıdır. Unutmuşsundur! beni öyle yaralı, öyle masum, öyle bıkkın, öyle sana sevdalı bıraktın. Kendimde ne sana nede başkasına çektiğim acılardan dolayı hiçbir sevgi beslemiyorum. İdam sehpası çoktan hazırlanmışken bu aşkın ,bak ben sana nelerden söz ediyorum. Biliyorum demek sana yakışmaz biliyorum. Hatırlasan.. Seni kaybedeceğime sensizliği tercih etmenin bir nedeni olması gerekmez böyle ben yalnızlığa terk edilmişken. Üşümüşsem bu yanmadığım anlamına gelmez. Birde seni ne kadar sevmişsem bu seni unuttuğum anlamına gelmez. Özür dilerim...   

 

  ...................................................................................................................................................................................................

 

 

Kırmızı Hap

 

Keşke kırmızı hapı içmeseydim

Yaşadığım sevinç kadar

Acı da çekmezdim

Uğramak istediğim çok yer

Şimdi uzak oldu bana

Yıllanmak istiyordum

İsraf edildim

Döküldü yere tüm içtiklerim

Benmiydim bu kırılan bardak

Yapıştıran sen değildin

Parçalarım dağınık

Terleyen gözlerim

Değil bedenim ıslak.

Akvaryumsa yüreğim

Yosun tutmuş

Sessiz bir bataklık gözlerin

Gizli bir mısra olur her şeyin

Anlamak şahit ister

İnanmaz hiç kimse

Özler tüm sevdiklerim

Yasası yok bunun pişmanlıktan

Keşke mavi hapı içseydim

 

 

Adana

13.01.07

 saat 00.55

 --------------------------------------------------------------------------------------

 

Boş çerçevedeki resim

 

Günlerce bakıp duruyorum

O boş çerçevedeki resme

İkimizi görüyorum beraber

Yanaklarımız ıslak

Geçip gitmek uzak bir yol

Geliyor yakınından

Istırabın tarifi şeklinde

Ne tarafa baksam

Zaten sen

Aklımın her köşesini meşgul etmişsin

Unutmak istememiştim de seni

Bu bana zor geldi

Boş bir yaşam formu olmuşum

Şu garip dünyada

Ne yapsam yersiz

İyilik meleğimiyim sanki ben

Benzersiz bir sevgi istemiştim

Olmadı, olduramadım

İstediğim o çerçevenin çoğalmasıydı

Başka resimler alacaktı yanındaki boş yerleri

Ne o resimden izler kaldı

Nede gülümsememden resimdeki

 

 

 

Adana

13.01.2007

 

 -----------------------------------------------------------------------------------

 

 

uçmak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı

 

 

yalnızca rüyalarımda uçabiliyorum

kanatlarım zihnim

gerçek olsa bu kadar sahici olamaz

sevdalarımı hep Matrix'te yaşıyorum

üç boyutlu zindanlarımda

zincire vurulmuş kalbim

gardiyanı fikrim

 

gölgesinde yaşanılan bir masal

tayyaresinden alıntılarla

mevsimini kopyalıyorum

yüreğimin hardiskinde

bir kişilik GB kaldı

ömrümde

 

serseri köpekleri ağlarken gözlerimin annesinin

aklımın muhtarına

yüreğimin ikametgah suretini çıkartıyorum

kaç element var

bilmiyorum sevgimde

öğrendiğim tek gerçek

rüyalarımda uçabildiğim

pabuçlarımı yerden kesen

yüreğimin yerçekim kuvveti

yoksa sana ..

 

biliyorum ! Bu hayatın hikayesini

daha önceden fragmanını

izlemiştim bu aşk öyküsünün

acıklı bir film

bir o kadarda komik

trajedi ..

 

yatağıma girmeden

kanatlarımı giyerim

çizgili, yeşil

uçabilirim gözlerim kapalı

yalnızca ..

 

 ....................................................................................................................................................................................................

                        İmkansız Aşk

 

 

       Öyle bir aşk istiyorum ki, hiç kimse istediğim aşkı bana veremeyecek, biliyorum. Her zaman içimdeki yanıp tutuşan sevgiden daha fazlasını vermeye çalışacağım bense. Daha fazla seveceğim içimdeki  tutuşan sevgiden. Aşk dediğim kavram her neyse, herkesin aşkından daha büyük olacak, biliyorum. Beni seven kıskanacak içimdeki onu seven bir başka benden. Daha çok seviyorum diye;  bana benim ona verdim kadar aşk vermeyecek. Keşke  verseydi. Ama ben bu sefer, onu seveceğimden daha çok severdim, biliyorum.

 

 .................................................................................................................................................................................

 

 

Kaçıncı Bahar  

 

Bu kaçıncı bahardı

Tükete tükete

Mevsimler kalmadı bu senede

Yazı bir başkası almıştı

Kışımı sen tükettin

Bundan sonra

Kim gelecek

Alacak diğer mevsimlerimi

Bir başka baharım olmayacak

Bilinçsizce harcandı sevgilerim

Bundan sonra kime

Ne vereceğim

Söylenmesi zor

Okunması imkansız

Bitti kalmadı elimde

Artık ikinci bahar diye bir şarkı yok

O kaset artık yandı kül oldu

Eriyip bitti

Sevmek artık bir masal oldu

Düşlerde unutmak aşk dendi

Ben o aşkı unutmadım

Aslında o aşkın kendisi beni terk etti

 

 

 

Adana

07.01.2007

 

2007’nin ilk şiiri …

 

 .................................................................................................................................................................

yaza..

 

en güzel meltemler bile

uğramaz oldu

yaz akşamları 

özledim

sıcak bir teması

tişört muhabbetlerine

hasret kaldım

aslında hiç

yaşanmamış bir mevsimi

bulsam bir ömürden

yakamozu söndürmeye

kalksam

nefesim yetmez

anlaşılmayan bir göz yaşı tüter

sezgilerimde

ne zaman bir güneşe aldansam

güneş gözlüklerimin ardında saklanmış

sevda morcuklarını

açığa çıkartırım

dağılmış boncuk gözlerimden

bir damla boncuk düşer

yanılırım

aldanırım mutluluk deyince

suya ihtiyacım olur soğuk

kızarırım

yazın o uzun üç yılında 

......................................................................................................................... 

Bilmekte Yetmiyor

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Hiç riske girmemiş demektir

 

Aşk engeller dolu bir maratondur

Birinci engelde takılmakla

Bitmez sevgi sözcükleri

Bitiyorsa yalandır yaşadıkların

Sevgi nedir anlamamışsındır

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Umut etmesini bilmiyor demektir

 

Kolay vazgeçilmez sevgiden

Acısı çıkar zamanla

Unutmak için sevilmez hiçbir zaman

Ve unutursun nedense sonradan

Aşk nedir anlatamamıştır kendisini

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Yaşamıyor demektir

 

Başı bellidir sevginin

Mutlusundur

Bittiği zaman

Senden zavallısı yoktur

Biteceği belliydi neden başladıysan

Şimdi o sensiz yaşlanmaktadır

 

İnsan sevmesini bilmiyorsa

Doğmamış demektir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk Sevgililer Günü

 

Bugün 14 Şubat

Ve benim sevgilim yanımda değil

İlk defa bu özel güne bir sevgili ile giriyorum

Ve sevgilim uzakta

Yanımda değil

Bundan sonraki

Tüm sevgililer gününde

Acısını çıkartacağım

Hatta yanımda olduğun her gün

Her dakika

Benim için sevgililer günü olacak

Demek isterdim

Ne yazık ki beni

Sevmene rağmen

Terk ettin

 

 

Adana

Başlangıç :14.12. 2006

Bitiş         : 24.12.2006

 

 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Sevgi Günü

 

Yüreğimin anlam kazandığı bu günlerde

Sana akan kalbimden

Her güne ait

Her hissime karşılık gelen

Cümlelerimi döküyorum yüreğine.

Bugün sevgililer günü.

Bugünü kutlamak sana özel, sevgilin ben olunca.

Sevgilim sen olunca ve ilk defa

Sevgililer gününde seninle kutlayınca

Aşkım kazandığı anlamlara

Bir tanesini de ekliyor.

Yeni bir anlam seni sevmek.

Sevmek hiç bu kadar tatlı olmamıştı.

Sen girdin ömrüme.

Bir daha çıkmayacaksın

Allah’ın izniyle.

Seviyorum seni dediğinde,

Sevdiğimi hatırlatıyorsun bana.

Seviyorum demek bir başka anlamlı oluyor

İnsan seni sevince.

Yüreğime ektiğim tüm çiçekler

Büyümekte sen güldükçe.

Bir tanemsin, canımsın, cananımsın,

Her şeyimsin.

Bundan önceki seni yaşayamadığım

Ve bundan sonraki seni yaşayacağım

Birde ilk kez şu an yaşadığım

Sevgililer günün kutlu olsun.

Demek isterdim

Ama artık sevgilim değilsin

Beni anlayamadığım

Basit anlamsız ve basit bir nedenden

Terk ettin ..

 

 

Adana

Başlangıç : 01.12.06

Bitiş         : 22.12.06

 

 

    Bu şiiri sevgililer günü için hazırladığım kitabın girişi olacaktı. Ama o sevgili artık yok. Yalnızım bir başıma.Sevgili gününü her zaman olduğu gibi yalnızlığımla kutlayacağım…

 

 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

                    Gökkuşağı

 

Gökkuşağındaki tüm renklere yansımanla

                                                            seviyorum seni

 

Her renk farklı anlam taşıyor seninle

 

Ela desem

Güzel gözlerin aklıma gelir

Birden gülümsüyorum

 

Turuncu rengi;

Bu renk başka bir anlam taşıyor

En çok bu rengi seviyorsun

         Bende seni ..

 

Kırmızı sana aldığım çiçekte yer alıyor

 

Pembe deyince yanakların aklıma geliyor

                    Bal yanakların

                                           Sıkmak istiyorum

Birde ıslak bir öpücük

 

 

Beyaz dediğinde

              Yeni bir sayfa sana açılan

                                               Tertemiz

Birde rüyalarına takılan

                                Bir gelinlik ..

 

 

Siyah dediğim zaman

Kötü şeyler gelmesin aklına

Sen giyersen gelinlik

Bende siyah bir takım elbiseyi hak ederim

 

 

Mavi denizleri anımsatır genelde

                                              birde gökyüzü

Sende mavi gözde olmadığına göre

Mavi bende üstüne giydiğin bir gece elbisesi

Biz evliyiz

Ve başka evliliklere tanıklık etmekteyiz

 

 

 

 

 

 

 
No list items have been added yet.